riskonomi.com

21. Yüzyılda Finansal Risk Yönetimi

İSLÂM (KATILIM) BANKACILIĞI VE RİSK YÖNETİMİ

RİSKONOMİ AR-GE 

 

Faizsiz finansman sistemine batılıların 20 yıl önce yakıştırdığı sıfat, bizlere de ters gelmeyen bir sıfattır: İslâm Bankacılığı (İslamic Banking) Ancak, faizin “haram” edilmiş olması sadece İslamiyet’te değil fakat tüm semavi dinlerde de kabul gördüğü ve farklı yorumlar ile uygulandığı için, “hak edilmemiş kazanc” a karşı mesafeli durmaya özen gösteren bireylerin bulunduğu bütün toplumlarda faizsiz bankacılık kavramı özel ve saygın bir yer kazanmaktadır.

“Faizsiz Bankacılık” uygulamasının, geleneksel bir İslam uygulamasından ziyade bir İslam’ın modern kavram ve kurumlarla uzlaşmasına yönelik bir gelişme olduğunu gözlüyoruz. Burada İslam, bir finansal mekanizma olan bankacılık sisteminin temel postülası olarak yeniden yorumlanmaktadır. “Faizsiz (İslami) Bankacılık” kavramı ilk defa ortaya atıldığında, finans çevreleri meseleye gerçekleşmesi zor bir hayal olarak bakıyorlardı. Ancak son yıllarda finans sektörüne ilişkin öngörülerde birtakım değişiklikler hissediliyor. Konunun günümüzde giderek artan bir ilgi ile karşılanmasında, sistemin krizlere karşı daha etkin bir risk yönetimi sağlayabileceğinin anlaşılması etkili olmaktadır. 

Yeni Bir Finans Anlayışının Doğuşu

20. yüzyılda İslam ülkelerinde başlayan sanayileşme ivmelerinin ve 70′li yıllarda petrol fiyatlarının ani artışının etkisi olmuştur. 1975 yılında, Müslüman ülkelerin kamusal projelerinin finansman sorunlarını çözmek amacıyla, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkeler tarafından Cidde’de “İslam Kalkınma Bankası” (İKB) kurulmuştur. İKB’nin ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalması, özel sektör projelerine destek vermemesi gibi nedenlerle Suudi Arabistan, Kuveyt, B.A.E. gibi ülkelerin örgütlenmeleriyle İsviçre’de 1981 yılında “Dar Al Maar Al Islâmi” isimli holding kurulmuştur. Diğer Müslüman ülkelerde de faizsiz bankacılık hızla yaygınlaşmış ve Malezya gibi ülkelerin ekonomik sıçramalarına çok büyük katkıları olmuştur. Bankaya hissedar olan üye ülkelerin sayısı 53′e ulaşmıştır. İslam bankacılığı yılda yaklaşıl 10-15% oranında büyümekte ve bu büyümenin gelecekte de büyüyeceği sinyalini vermektedir. Bu tür bankalar 50 üzerinde ülkede 300 üzerinde kuruluşa dağılmış durumdadır. ABD ve Avrupanın önde gelen bankaları da yapılarında İslam Bankacılığı yapan bölümler bulundurmaktadır. Bunun yanında 250 civarında yatırım fonları da tasarrufları İslam Bankacılığı tekniklerince nemalandırıyor. Economist dergisi dünya çapında 800 milyar USD üzerinde bir kaynağın bu anlayışla yönetildiğini vurguluyor.  Dünya İslam bankacılığı Konferansı 1994 yılından günümüze her yıl Bahreyn de toplanır. Dünyada bu konudaki en büyük ve en önemli toplantı olduğu kabul edilir.

Küresel Platformda İslam Bankacılığı 

Konunun tarihçileri, bir finansman müessesesi olarak “Faizsiz Bankacılık” ın dünyada ilk çekirdek uygulamasının Mısır Arap Cumhuriyeti’ndeki Mit Gamr kasabasında yaşandığını vurgularlar. Eski devlet başkanı Cemal Abdül Nasır döneminde bütün bankaların devletleştirilmesi akımına karşı alternatif olarak geliştirilen bir deneme sonucunda ortaya çıktığını görüyoruz. Mısır köylüsünün (fellah) tarımsal ve ticari ihtiyaçlarını karşılayan ve bunu yaparken “müteselsil kefalet” (tekeffül) felsefesine dayanan, daha çok “venture-capital” (risk sermayesi) ile “para vakfı” karışımı özgün bir modelde çalışan bu kuruluşa “banka” sıfatının verilmesi bugün akademik bir tartışma konusu olarak da sürmektedir. Köy Sandığı kavramına yakın bir metotla faaliyet gösterdiği bilinen bu bankanın fikir babası Dr. Ahmed El-Neccar’dır. Aynı zamanda bankanın hissedarı ve ilk idari personeli arasında bulunan söz konusu Mısırlı eski dışişleri bakanlığı memurunun iktisat geçmişi incelendiğinde, Alman ekonomi tarihinde (Prusya döneminde) görülen “toplumsal kalkınma bankacılığı”na benzer prensiplerden etkilenmiş olduğu ve bunu, çağındaki ve coğrafyasındaki İslâmi ekonomik ve kültürel öğelerle birleştirmeye çalıştığı dikkati çeker. Bu deneme 1967 yılında sonlandığı halde daha sonraki gelişmeler için örnek oluşturdu. 

Model, hem bankacılığı, hem ticari ortaklığı (kâr ve zarar ortaklığı), hem tekafülü (sigorta) hem “barter” (takas), “icar” (leasing), factoring, vb. alt finansman metotlarını bir arada ve aynı çatı altında, aynı zamanda hayata geçirmiş kendine özgü bir modeldir. Bu modelin özünde olan faizden kaçınma ve kar-zarara ortak olma ilkeleri, modeli aynı zamanda ilginç bir risk yönetimi tekniği olarak belirginleştirmekte ve bu özellik kriz döneminde batılı finans dünyasının da ilgisini çekmektedir. 

İslam Bankacılığı’nın gelişmesinde paradoksal olarak batılı kapitalist güçlerin rol aldığını görüyoruz. İngiliz hakimiyeti dönemindeki Hindistan’ın Müslüman bölgelerinde (bugünkü Pakistan vb.) görülen bazı “kooperatif bankacılık” uygulamalarının da dünyadaki ilk faizsiz finansman örnekleri arasında sayılması doğru olur. İlk modern ticari İslam Bankası 1975 yılında Dubai İslam Bankası olarak kuruldu. Sunulan hizmet ve ürünler klasik bankacılık ike yakın bir paralellik gösteriyordu.  Kalkınma sürecinin başındaki tüm ülkelerin kendisine yönelen taleplerini karşılamakta zorlanan Amerika Birleşik Devletleri bu gelişimin İslâm ülkeleri arasında bir an önce örgütlenerek büyük çaplı bir oto-finansman kaynağı oluşturmasını tercih etmiş ve Dünya Bankası (IBRD) modelinde çalışacak birkaç büyük bölgesel banka kurdurarak bu yükün paylaşılmasına önayak olmuştur. Bu amaçla Asya ve Afrika kalkınma bankalarının kuruluşuna paralel olarak Cidde’de kurulan (1975) İslam Kalkınma Bankası‘nın gerçekten de İslam ülkelerindeki kamusal projelere yaptığı mali katkılar çok önemli boyutlarda olmuş, fakat ihtiyacı karşılamakta yeterli olmamıştır.

Özel sektör projelerine finansman veremeyen İKB’ nin bıraktığı boşluğu doldurmak üzere bazı Suudi, Kuveytli, Birleşik Arap Emiri vb. zengin Müslümanların örgütlenmeleri sonucunda 1981′de oluşan “Dar Al-Maal Al-İslâmi” adlı holding, petrol zenginliğini ülkesine çekmeyi düşünen İsviçre’nin Cenevre kentinde kurularak faaliyete geçmiştir. Bunun verdiği cesaret ve know-how birikimi üzerine “Dallah Baraka Gurubu” ve diğer bazı guruplaşmalar sonucunda orta doğudaki Müslüman ülkelerde faizsiz finansman sistemi hızla yaygınlaşmıştır. Uzakdoğu da (Malezya vb.) ülkenin yönetiminde söz sahibi zengin Müslümanların kurduğu banka ve finansman kurumları, Japon kültür ve teknolojisinin imkânları ile birleşince bölgenin büyük bir ekonomik sıçrama yapmasında lokomotif rolü oynamıştır. 

Batılı Bankaların Sisteme İlgisi 

Faizsiz finansal ürün ve hizmet sunan kurumların oluşumu ve gelişimi dünyada yeni bir gereksinimin sonucu olarak görülüyor. Bu süreçte: Citicorp, Goldman Sachs, HSBC, Morgan Stanley, Standard Chartered, Banque National de Paris, ABN Ambro, Bank of America, Key Global, Sociate Generale gibi kurumlar söz konusu sektörde faaliyete başladılar. Günümüzde ise Commerzbank gibi Alman bankalarının da faizsiz bankacılık ürünleri  sunma konusunda atılım gerçekleştirdiği ve hatta Müslüman nüfusa sahip her ülkede faizsiz finansal ürünlere karşı bir eğilim olduğu görülüyor. Zaten, “murabaha” (maliyet artı finansman) ve  “icara” (leasing) gibi uygulamaların  uluslar arası bankacılık jargonunda kendine yer bulabilmesi, bu gelişmelerin önemli bir göstergesi sayılıyor.  Dünya Bankası Grubu, özellikle IMF ve IFC, Basel Komitesi ve Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi, giderek artan bir şekilde faizsiz finansal ürün ve hizmet sektörüyle ilgilenmeye başladı. Ayrıca söz konusu kurumlar sektörün gözetim ve denetimine, muhasebe standartlarına ve ürün geliştirme sürecine önemli katkılar sağlıyorlar. Bu kurumlar İslam Kalkınma Bankası, İslâmi Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI), Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu ve Labuan Off-shore Finansal Hizmetler Kurumu ile yakın bir iş birliği çerçevesinde çalışıyorlar.

Faizsiz bankacılık alanında bu potansiyeli gören dünyanın önde gelen grupları şimdiden bu piyasadan pay almaya yönelik çalışmalarını artırmış durumdalar. Bu anlamda ilk olarak Dow Jones İslâmi Piyasa endeksi ((DJIM) 31 Aralık 1995 tarihinde 1000 taban göstergesi ile faaliyete geçti. Bununla ilgili olarak yedi indeks daha var. Bunlar teknoloji (IMTEC), ekstra likidite (IMXL), Avrupa (IMEU), Amerikan (IMUS), Kanada (IMCAN), İngiltere IMUK) ve Asya Pasifik (IMAP) indeksleri. Dow Jones’un İnternet sayfasındaki “sıklıkla sorulan sorular” kısmında “Ben bir Müslüman değilim, sanırım bu indeksler bana hitap etmiyor, değil mi?” sorusuna cevap olarak “Aslında bu indeksler İslâm dünyasının dışındaki yatırımcılar için çok büyük yararlar içeriyor. Etik olmayan endüstrileri dışarıda bırakarak, diğer indekslerle pek çok açıdan birbirine çok benziyor” deniliyor. 

4. FAİZSİZ BANKACILIK VE YÖNTEMLERİ 

Faizsiz banka, çeşitli bankacılık fonksiyonlarını faizsiz olarak yerine getiren bankadır. Bu arada sadece faizin değil kumar ve bahisin de yasaklanmış olması nedeniyle bu sistemde türev ürünlerden de yararlanılmadığı gözden kaçırılmamalıdır. Genel olarak faizsiz bankacılık katma değer yaratan havuzlara ve girişimlere yatırım yapılan bir tür “Girişim Sermayesi – Venture Capital” olarak yorumlanabilir. 

Faizsiz bankalar, fon toplama ve tahsisini ortaklık bazında yerine getiren kuruluşlardır. Prensipleri ortaklık olduğu için de önceden miktarı belirli olan sabit bir faiz yerine, ancak faaliyet sonucu miktarı kesin olarak belli olabilen kâr ve zarardan pay alırlar ve ortaklarına dağıtırlar. 

Banka Bazında Kar Payı Oranları / 22 Ocak 2010Vadesi dolan hesaplara dağıtılan yıllık (%) brüt kâr payı oranları
vade aylık 3 aylık 6 aylık yıllık
birim ytl usd eur ytl usd eur ytl usd eur ytl usd eur
albaraka 9,50 3,92 3,33 9,64 3,85 3,26 10,74 3,76 3,33 14,52 4,66 4,32
b. asya 9,30 3,86 3,45 9,53 3,81 3,37 11,48 4,19 3,72 14,04 4,91 4,41
kuveyt 8,89 2,93 2,50 9,12 2,92 2,53 9,95 3,18 2,74 10,85 3,35 2,85
t.finans 8,93 4,15 3,41 9,25 4,36 3,43 9,44 4,18 3,46 10,37 4,20 3,50

 Günümüzde İslâmi finans kuruluşlarının para kullandırma yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz: Mudarabe, Müşareke, Azalan Müşareke, Murabaha, İcare, Kiralama-Satınalma, Vadeli Satış, Akreditif, Döviz Alım-Satımı, Uluslararası Piyasalarda Mal Alım-Satımı ve Acil Destek Fonudur. Şimdi bunların en önemlilerine bakalım: 

MUDAREBE  

Faizsiz bankacılıkta para (fon) sahibi “Rab Al Maal”, işletici “Mudarib”dir. Mudarib (işleten) , daha önce belirlenmiş kurallara göre kazancını sağlar. Zarar halinde, “Rab Al Maal” (para sahibi ) etkilenmiş olur; Mudarib’e gelince, bu işleten, gösterdiği gayret ve çalışmaların bedelini kaybetmiş olur. Tabi ki, Mudarib’in dikkatsizliğinden ileri gelen veya taraflar arasındaki anlaşmanın hükümlerine riayet edilmemesinden doğan zararlar Mudarib’e aittir. Bu sisteme , İslâma uygun bir iş yapısı ortaya koyan bu sisteme MUDARABE denilmektedir. Bu sistem, kazanç sağlayanların zararları da gerektiğinde yüklenmesi gerekir ilkesinden hareketle, işletmenin mali risklerine katılma kavramından yararlanmaktadır. İslam mali kuruluşları adına yapılan yatırımlar, hiçbir şekilde spekülatif olmamakta, bu husus, dikkatli bir yatırım politikası , risklerin dağıtımı ve tedbirli idare metotları ile temin edilebilmektedir. 

Riske karşı Güvence 

Yetenekli ve başarılı kişiler, emin ve güvenilir olmaları halinde İslam Bankalarından mudarebe usulüyle fon kullanabilirler. Mudarebe usulü daha çok ticaretin finansmanında kullanılır. Bu ticaret dahili ve harici olabilir. Teşebbüs sonucu elde edilen kâr daha önceden belirlenen oranlarda banka ile müşterileri arasında paylaştırılır. Kâr ve zararın nötr olması halinde banka sermayesini aynen geri alır. Bu durumda ne bankaya ne de müşteriye kâr düşer. Zarar halinde ise, bu zararı banka tazmin eder. Müşteri geçen süre içinde boşa çalışmış olmakla zaten yeterli derecede zarara uğradığından, onun da zararı emeğiyle telafi etmesi yeterli görülmüştür. Fakat zararın meydana gelmesinde müşterinin kasıt ve ihmali varsa, bu zarar kendisine tazmin ettirilir. Bununla beraber banka, zarar ihtimallerini ortadan kaldırmak veya asgariye indirmek için gerekli tedbirleri alır. Bu amaçla, sermayeye muhtaç bir şekilde elindeki projesiyle gelen müşterinin bu projesini çok yönlü olarak etütlere tabi tutar, yani fizibilitesini yapar. Projeye uygun ve kârlı görmesi halinde banka müşterisine fon kullandırır. Kötüye kullanma ihtimallerine karşı banka müşterisinden alım-satım işlerinin düzenli bir şekilde hesabının tutulmasını isteyebilir.  Ayrıca müşterilerin kötüye kullanma eğilimlerini ortadan kaldırmak için beklenen miktarda kâr yapamayan kişilere fon kullandırmama yoluna başvurabilir.   Girişimciler banka ile bu ölçüde içli dışlı olmaktan hoşlanmaslar da sistemin riske karşı daha güvenceli olduğu açıktır. 

MÜŞAREKE 

Müşareke’ye İslam hukukunda şirketu’ı-inan denmektedir. Mudarebe anlaşmasında  bir taraftan sermaye, diğer taraftan emek konulurken, müşarekede taraflar işe hem emek hem  sermayeleriyle beraber koyulurlar.     Müşarekede ortaklığa katılanlardan bir veya birkaçının işi yapmasıyla ortaklardan her biri, işin yapılmasına katılmayanlar da dahil, kâra önceden üzerinde anlaştıkları oranda hak kazanırlar. Kârın belirlenmesinde tarafların rızaları esastır. Yani sermayeler eşit olduğu halde kâr payları farklı olabilir veya tersine, sermayeler farklı olduğu halde kâr payları eşit olabilir.  Bu farklılık ortaklığa katılanlardan bazılarının işi daha fazla yapmaları veya daha kabiliyetli olabilmelerinden dolayıdır. 

Müşareke finans yöntemi şöyle uygulanır ve yürütülür: İslam Bankası, ortağı durumundaki müşterisi tarafından istenilen sermayenin bir kısmını sağlama sorumluluğunu üzerine alır. Müşteri ise kendi mâli imkanları ve projenin özelliğine uygun olarak proje sermayesinin geri kalanını sağlar. Müşteri kendi uzmanlığı nedeniyle istenilen ve alınan mâli yardımın idare, denetim ve gözetiminin sorumluluğunu üzerine alır. Bu sorumlulukların müşterinin üzerine kalması ona kârdan daha fazla pay alma hakkını kazandırır. Bu yöntemde net gelir taraflar (banka ve ortak-müşteri) arasında şöyle dağılır: Ortaklardan birisi olan müşteri yaptığı iş ve uzmanlığı nedeniyle bir pay alır. Gelirin geri kalanı yatırıma mâli katkısı bulunan iki ortak arasında, iştirak paylarıyla orantılı olarak dağıtılır. Zarar olduğunda ise, zarar tarafların ortaklıktaki sermaye paylarıyla orantılı olarak dağıtılır. Müşteri ilave bir zarara maruz bırakılamaz.             Müşareke yöntemi genellikle sanayinin finansmanında kullanılır. Teçhizat ve makine sağlanmasında müşareke yöntemi başarıyla uygulanabilir. Bu yöntem ticaretin finansmanında da kullanılabilmektedir. 

MURABAHA 

Murabaha İslam hukukunda bir satış türüdür. Satıcı malın maliyetini bildirir ve bu maliyetin üzerine alıcıyla anlaştığı miktarda kâr payı koyar. Mesela satıcı der, “100’e aldım 10 kâr isterim.” Alıcının kabullenmesi halinde bu alış-veriş türü murabaha olarak gerçekleşir. Murabahada malın fiyatı, kâr marjı ve nihai satış bedeli açıkça ortaya konur. Pratik ve getiri oranı yüksek olan bu yöntem İslam Bankalarının, özellikle faiz ortamı içinde, ortaklık çeşitlerinin uygulama imkânlarının daraldığı zamanlarda kullanılabilir. Bugün Türkiye’de Katılım Bankalarının çok sık başvurduğu bir yöntemdir. 

İCARE  

İslam bankaları bugün leasing de denilen kiralama yoluyla da müşterilerine fon kullandırırlar. Kiralama usulünün günümüzde gittikçe önem kazandığı bilinmektedir. Kiralama, daha çok orta ve uzun vadeli bir finansman metodudur. Kiralama, kiraya veren ile kiralayan arasındaki anlaşma üzerine kurulur. Anlaşmada kiranın bedeli ve süresi belirtilmelidir. Kiralanan malın mülkiyeti malın sahibi olan İslam Bankasınındır. Kiralayan müşteri maldan faydalanır. Buna karşılık bir kira bedeli öder. Kiralama müddeti malın kullanabilirlik ölçüsüne göre 5-15 yılları arasında değişebilir. Menkul ve gayrimenkul değerlerin finansmanında kullanabilen kiralama yöntemi, günümüz ekonomilerinde daha çok modern teknolojiye daha kolay yollarla sahip olabilmek amacıyla kullanılmaktadır.  ABD’de 1950’lerde orta vadeli finansman ihtiyacının karşılanması düşüncesinden doğan leasing sistemi İslam toplumlarında asırlar boyu bir finansman metodu olarak uygulanmış, İslam hukuk eserlerinde bu yöntemin kullanılış esasları çok ince detaylarıyla yer almıştır.

2. KAYNAKLAR 

  1.  Türkiye Katılım Bankaları Birliği http://www.tkbb.org.tr/ 
  2. Faizsiz Finansman Yöntemleri, www.ishad.org.tr/faaliyet.asp?i=42
  3. Faizsiz Sistem Nasıl Çalışıyor? Anadolu Finans, http://anadolufinans.com.tr/turkce/sss.htm#faizsistemnasilisliyor

Comments are closed.