riskonomi.com

21. Yüzyılda Finansal Risk Yönetimi

TÜRKİYE’DE FAİZSİZ BANKACILIK

RİSKONOMİ AR-GE

1975 yılında İslam how to spy on any mails skype Kalkınma Bankası’nın (İKB) kurucu üyeleri arasında yer alan Türk Hükümeti 1984′te sermaye payını arttırarak bu kuruluşun en büyük ortaklarından biri haline gelmiş ve İKB Yönetim Kurulunda sürekli üye bulundurma hakkını elde etmiştir. Böylece Türkiye, 56 İslam ülkesi arasında iktisâdi işbirliği programlarının gerçekleştirilmesinde, dış ticaretin artışında, altyapı yatırımlarının desteklenmesinde, özel sektörün teşvik edilmesinde ve çeşitli finansman tekniklerinin geliştirilmesinde büyük rol oynayan, işlem hacmi 1996 yılında 18 milyar dolara ulaşan ve dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından biri olarak bilinen İslam Kalkınma Bankası bünyesindeki etkinliğini arttırma imkânı elde etmiştir.

Bunun yanı sıra, tasarruflarını faizsiz mobile tracking devices sisteme uygun olarak değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza, küçük ve orta boy işletmelerimize hizmet vermek amacıyla 1975′te kurulan ve bu yöndeki çalışmalarını 1978′e kadar sürdüren Devlet Sanayi İşçi Yatırım Bankası’nın (DESİYAB) ülkemize önemli tecrübeler kazandırdığı söylenebilir. Böylece ulusal ve uluslararası düzeydeki iktisadi ve siyasi gelişmelerin yanı sıra ilmi faaliyetlere paralel olarak Türkiye’de Faizsiz Bankacılık Sistemine yer verecek olan ön adımlar atılmaya başlanmıştır.

16.12.1983 tarih 83/7506 sayılı kararname ile Özel Finans Kurumları’nın temeli atılmıştır. Kenan Evren döneminin başbakanı Bülent Ulusu’nun hazırladığı ve Turgut Özal’ın ilk spy apps that work on blackberry 10 başbakanlık günlerinde kabul edip hayata geçirdiği bu yeni bankacılık/finansman anlayışının esas amacı, ekonomiye katılamayan mali değerleri yastık-altından çıkararak yabancı sermaye ile birlikte milli ekonomimizin emrine tahsis etmektir. 25 Şubat 1984 tarihinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın, 21 Mart 1984 tarihinde T.C. Merkez Bankası’nın yayımladığı tebliğlerle de sistemin ayrıntıları düzenlenmiştir. Daha sonra çıkarılan çeşitli tebliğ ve düzenlemeler sonucunda bu sistemin yasalar ve mevzuat bakımından alt yapısı tamamlanmıştır.

Türk toplumu tarafından kısa sürede benimsenen Özel Finans Kurumları topladıkları fonlar, iş hacimleri ve proje kapasiteleri yönünden hızlı bir gelişme göstermişlerdir. Sırayla;

  • Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş. 1985′te,
  • Family Finans Kurumu A.Ş. 1985’te,
  • Faisal Finans Kurumu A.Ş. 1985′te,
  • Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ş. 1989′da,
  • Anadolu Finans Kurumu A.Ş. 1991′de,
  • İhlas Finans Kurumu A.Ş. 1995′de,
  • Asya Finans Kurumu A.Ş. 1996′da,

kurulmuş ve böylece Türkiye’deki Faizsiz Bankacılık Sisteminin temel müesseseleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan 3 tanesi, yabancı sermaye ağırlıklı iken diğerleri tamamen yerli sermaye ile kurulmuş olarak piyasaya girmişlerdir.

Özel Finans Kurumları, dünyada 1985′lere kadar hızla gelişmiş olan faizsiz bankacılık sistemini başarı ile hayata geçirmişler, 1985-95 döneminde milli ekonomi için büyük önem taşıyan yabancı sermayenin ülkemize getirilmesinde önemli görevler ifa etmişlerdir. Ülke genelinde istikrarlı ve dikkatli bir tempoda gelişen Özel Finans Kurumları şube sayılarını hızla arttırmakta olup 550.000′i aşkın tasarruf sahibinin güvenini kazanmayı başarmışlardır. 2 Milyar Dolar civarında kaynağı ülke ekonomisinin hizmetine sunarak 2000 kadar personele istihdam imkânı sağlayacak düzeye ulaşmışlardır. Devlet Hazinesine doğrudan veya dolaylı biçimde ödedikleri vergiler trilyonlarla ifade edilmekte, diğer sosyal ve ekonomik katkıları her zaman takdirle karşılanmaktadır.

Konvansiyonel bankacılık hizmetlerinin tümünü müşterilerine “faizsiz” alternatiflerle sunan ÖFK’lar “kâr (ve zarar) paylaşımı” prensibine sadık kalarak bireylerden fon toplamakta, ve gerek döviz, gerekse TL cinsinden topladıkları bu fonları daha çok özel sektörün ticari (ve sınai) faaliyetlerinin finansmanında kullanmaktadır.

Başlangıçta 83/7506 sayılı kararname ile yönetilen ÖFK’ ların, hukuki alt yapılarını güçlendirmek amacıyla 17.12.1999 tarih ve 4491 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 19 Aralık stealth spy for iphone 1999 tarih ve 23911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun’un 20. maddesine ilave edilen 6 no’ lu fıkra ile ÖFK’ lar mevcut çalışma prensiplerini koruyarak Kanun kapsamına alınmıştır. ÖFK’ lara ilişkin 83/7506 sayılı Kararname ve bu Kararname’ye istinaden çıkarılmış olan bütün mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır.

Yaşanan son ekonomik-mali krizde tasarruf sahibinin psikolojisi, bankalarda olduğu gibi ÖFK’ larda toplanan fonlar için de bir güvence sistemine ihtiyaç bulunduğunu gösterdi. Bunu sağlamak amacıyla 4672 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 20/6. maddesi yeniden değiştirildi ve ÖFK için devrim sayılabilecek değişiklikler söz konusu oldu. 4672 sayılı yasa ile getirilen değişiklikler şunlardır:

  1. Özel Finans Kurumları Birliği kuruldu.
  2. Güvence Fonu oluşturuldu.
  3. Faaliyet izni kaldırılan ÖFK’ ların tasfiyesine ilişkin özel hükümler getirildi.
  4. Şahsi sorumluluk müessesesi getirildi

Son dönemde ÖFKB’ nin ÖFK’ lar adına, müşterilere sermaye piyasası enstrümanlarını sunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na yaptığı başvurunun sonucunda, sermaye piyasasındaki fonlara aracılık etmek üzere ÖFK’ lara aracı kuruluş satın alma veya aracı kurumlara acentelik yapma hakkı verildi. Böylece ÖFK’ lar, bir aracı kurumla acentelik sözleşmesi yaparak şubelerinde menkul kıymet hizmeti sunabilme hakkına sahip oldular. İslam çevrelerinde genellikle kabule mazhar olan sistemin, gayrimüslim çevrelerle de işbirliği yapılmağa başlanması üzerine, geniş bir uygulamaya yönelmesinin nedeni, daha öncede değindiğimiz gibi, ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Belli çevreler elinde bulunan fonların ekonomi emrine verilerek “kaynak yatırım ve gelir” süreci içinde kullanılması isteği hemen hemen her ülkede belli bir çapta mevcuttur.

DEĞERLENDİRME

Katılım Bankacılığı sistemi, phones that can’t be tapped hukuki değil ekonomik açıdan üzerinde durulması ve değerlendirilmesi gerekli bir modeldir.

Sistemin yararları şöyle özetlenebilir:

A) Sistemin Yararları

  • Kaynak fazlası olan ve bu kaynağı içte yatırma olanağı bulamayan ülkelerden Türkiye’ye fon gelmesi,
  • Ortadoğu’nun petrol zengini ülkeleri ile bu sistem sonucu artan mâli ilişkiler ve iç içe geçen menfaatlerden ötürü ticari ilişkilerdeki canlanma,
  • Finansman sıkıntısı içinde olan şirketlere, sabit bir bedeli olmayan, karşılığı, kârdan verilecek payla ödenen risksiz bir kaynak sağlayarak üretimi canlandırıp, üretimin maliyetini aşağı çekmek,
  • Kaynağın, geri döneceği yerlere plase edilmesini sağlayarak fon akımlarına hız kazandırmak ve rantabl kullanılması imkanını yaratmak,
  • Kurumla, fon kullanan arasında kâr ve zarara katılma dolayısıyla kader birliği yapıldığından, kurumun fon kullandıracağı kuruluşu etkin piyasa etütleri sonucu tespit etmesi imkanı,
  • Faizle çalışan geleneksel tasarruf kurumlarına manevi inançlar dolayısıyla akmayıp, mâli kurumlar dışında, altın, döviz, bina, arsa şeklinde veya yığın şeklinde saklanan fonların ekonominin emrine sunulması,
  • Kalkınma sürecindeki ülkemizde, belli projelerin daha kolay finansmanını sağlamak, bu arada yatırımca, fon kullanan ve kurum üçlüsünün gelirlerinin artması ve vergi imkanları doğması.

B) Sistemin Güvenceleri

  • Halkın serbestçe verdiği katılma kararı,
  • Bakanlar Kurulunca kuruluş izni verilmesi,
  • Hesap açtırmada getirilen 100.000 track phone text messages lela-tec.com liralık taban,
  • Kurumun fon kullandırırken parayı verdiği gerçek ve tüzel kişilerle yaptığı kader birliği,
  • Müsteşarlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu’nun faaliyeti durdurma yetkisi,
  • Kurumun, kurması gereken elektronik muhasebe sistemi ile kâr ve zararını günlük veya haftalık belirleme zorunluluğu ve denetleme kolaylığı,
  • Tasarruf sahibinin kâr ve zarara katılma anlaşma düzenleme zorunluluğu, bu anlaşmanın içeriğinin Merkez Bankası’nca belirlenmesi anlaşma metni içinde sahibinin gözüne çarpacak biçimde risklerin gösterilmiş olması,
  • Fonların bir bölümünün Merkez Bankası’nda bloke edilmesi,
  • Fonları kullandırırken imza edilecek kâr-zarara katılma yatırım anlaşmasının içeriğinin yine Merkez Bankası’nca belirlenmiş olması ve kurumun spy lens iphone teminat isteme imkanının mevcut oluşu,
  • Kurumların bilanço ve kâr-zarar hesapları ile katılma hesap ve fonlarının durumlarının kamuya ilanen duyurulması zorunluluğu, Merkez Bankası’nın halk tarafından iyi anlaşılması için yapacağı açıklamalar,
  • Fonu yatıran, fonu kullanan ve fonu kullandıranın, kârlı işlere yönelme zorunluluğunu getireceği dikkat.

Comments are closed.