riskonomi.com

21. Yüzyılda Finansal Risk Yönetimi

SON DAKİKA: BASEL’DEN YORUMLAR

Doç. Dr. Coşkun C. KÜÇÜKÖZMEN

Basel Komitesi tarafından 17 Aralık 2009 tarihinde yayınlanan ikinci istişare paketinin 16 Nisan 2010 tarihine kadar görüşe açık tutulacağı duyurulmuştu. Sürenin sona ermesinden hemen sonra www.bis.org sitesinde pakete ilişkin olarak alınan yorumlar yayınlandı. 

Toplam 266 yorumun yer aldığı listede başta merkez bankaları, bankacılık denetim otoriteleri, bankalar birlikleri, yatırım bankaları, ticari bankalar, meslek örgütleri ve uluslar arası kuruluşlar tarafından yapılan yorumlar olmak üzere  birkaç anonim (isminin açıklanmasını istemeyen) ve şahsi yorum mektupları da yer aldı. Yayınlanan yorumlar arasında Southampton Üniversitesi, Rouen Business School, Frankfurt School of Finance & Management gibi akademik kurumlar yer alırken Siemens, Algorirthmics, Ernst &Young ve PriceWaterhouseCoopers’ın görüşleri de yer aldı. 

TCMB ve BDDK Başkanlarının ortaklaşa imzaladığı yorumun da yer aldığı listede derecelendirme kuruluşlarından Fitch ve S&P’nin yer almasına karşın Moody’s derecelendirme kurumundan herhangi bir yorum yer almadı.  Ancak gönderilen yorumların sahipleri diledikleri takdirde yorumlarının listede yer almamasını talep etme hakkına sahipler. 

TCMB/BDDK tarafından ortaklaşa yapılan yorumun giriş kısmında Basel Komitesi’nin girişimlerinin bankacılık sektörünün istikrarı ve sağlamlığına büyük katkı yapacağı vurgulanarak BDDK’nın Basel-II standartlarını eksiksiz olarak uygulamak üzere çalışmalarını sürdürdüğü ifade edilmekte. Yorumda kredi derecelendirme kuruluşlarının yaşanan krizdeki rolleri ve aldıkları eleştirilere rağmen Basel-II düzenlemesi çerçevesinde halâ eski önemini koruyor olmasının tekrar gözden geçirilmesinin gerekli olduğunun altı çizilmiş. Aslında kredi derecelendirme notlarının birer çentik (notch) inmesi ve çıkması durumu bir teamül halini almışken hem ülke notumuzun birden bire iki kademe birden artırılması, hem de Yunanistan’ın derece notunun 3 (üç) kademe birden indirilmesi BDDK’nın bu yöndeki eleştirisini haklı çıkaran bir olay gibi görünmekte.  

TCMB/BDDK tarafından yapılan bir diğer eleştiri de likit varlıkların tanımına ilişkin. Eleştiri, yabancı para cinsinden ihraç edilen kamu borçlanma araçlarının da uygun bir kesinti/indirim oranı (haircut) uygulanarak likit varlık sayılması yönünde olmuş. Bu konu dolaylı da olsa ülkemizin borçlanmasını da etkileyecek önemli bir konu ve yerinde bir eleştiri.  Yapılan diğer eleştiriler sırasıyla; kaldıraç oranının mekaniği, likidite riski düzenlemesinde yer alan ve kamu borçlanma araçları için öngörülen %0 kesinti/indirim oranının (haircut) çok iyimser olduğu, likidite kapsama oranının gerçekçi bir yüzde faktörü ile ifade edilmesi (Basel %100 öngörüyor), sermaye tanımında yer alan azınlık hisseleri (paylarının) ana sermaye kapsamı dışında bırakılmasının gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarını olumsuz etkileyeceği şeklinde. 

Komite muhtemelen kendisine ulaşan eleştirileri dikkatle değerlendirerek toplu bir yanıt verecek ve uygun gördüklerini dikkate alarak düzenlemenin kapsamında bir takım değişikliklere gidebilecek.  Bunu önümüzdeki aylarda göreceğiz. Muhtemelen kapsamlı bir Sayısal Etki Çalışması (QIS) yolda. Artan ev ödevleri, karmaşıklaşan finansal yapı, yapılan düzenleme çalışmaları ve bunların hepsinin küresel kriz ortamında yapıldığı dikkate alınacak olursa işin ne denli anlaşılması güç bir hale büründüğünü görebiliriz. Halen devam etmekte olan Lehman soruşturması, Goldman Sachs’ında bundan nasibini alması, Yunanistan’ın durumu, sırada Portekiz, İspanya ve İrlanda’nın olması piyasaları tedirgin hale getiren diğer unsurlar. Her derde deva olmasa da ortak payda açısından Basel’i yakından izlemekte fayda var. Ancak izlemenin seyretmek olmadığını da dikkate almak gerek.

Comments are closed.