riskonomi.com

21. Yüzyılda Finansal Risk Yönetimi

Riske Karşı Türev Ürünler

Doç. Dr. Kutlu MERİH

Son 20 yıldaki matematik ve teknolojik atılımların,  finansal piyasaların ve finans mühendisliğinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını gözlüyoruz. Bu durum özellikle türev ürünleri ve diğer finansal yeniliklerin oluşumunu mümkün kılmıştır. Böylece bankaların risk  profilini değerlendirme ve aktif olarak yönetme (örneğin hedging-finansal risklere karşı korunma- ve aktif-pasif yönetimi) konusundaki yetenekleri gelişmiş ve bu da risk yönetim sürecini (riskleri tanımlama, ölçme, izleme ve kontrol etme) çok yönlü ve karmaşık hale getirmiştir.

İşlemlerin karmaşıklığıyla beraber tamamlanma hızı ve verilere olan ihtiyaç artmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak finansal kurumların teknolojik sistemlere ve uzmanlığı mühendislik olan kilit personele bağımlılığı daha da belirginleşmiştir.  Özellikle BASEL II ye geçiş kapsamı çerçevesinde Türkiye’deki tüm bankalar periyodik olarak operasyonel risklerin tanımlanması ve ölçülmesinden sorumlu birimler oluşturuyorlar.   

Türev araçlarının performansı

Türev araçlarının sermaye piyasalarını etkin hale getirdiği (complete markets) görüşü birçok bilimsel çalışma sonucu ortaya çıkmış olsa da, bazı ekonomistler kriz anında sebeb oldukları kaldıraç etkisinden dolayı krizleri daha da derin hale soktuklarını düşünüyorlar.  Bu duruma örnek olarak da Procter & Gamble, Orange County, LTCM (Long Term Capital Management), Metallgesellschaft’in başına gelenleri gösterilir.

Türev Ürünler Ve Toksite

Bilindiği üzere, türev ürünler değerleri diğer bazı temel varlıklara bağlı olan finansal ürünler olarak tanımlanır. Bu temel varlıklar da hisse senetleri, tahviller, yabancı para, faiz ve emtia olarak sıralanabilir. Bu anlamda türev ürünler, cari piyasalarda işlem konusu olan varlıkların uzantısı (türevi) konumundaki finansal araçlardır. Bu mekanizmayı ve aktifler ve türevler arasındaki ilişkileri önceki bölümde inceledik. Aslında türev ürün sayılmaması gereken forward, futures ve swap gibi uygulamalar da türev ürün kategorisinde incelenir. Türev piyasaların finansal piyasalar içinde ayrı bir yeri, önemi ve etkinliği olduğu açıktır. Türev piyasalarda işlem gören türev ürünler rasyonel kullanılmaları ve risk yönetimi tekniklerinin dikkatli uygulanması halinde riski dağıtmada ve hedge etmede oldukça önemli araçlardır.

Uygulamada Sorunlar

Türev ürün piyasaları,

  • Finansal piyasaların küreselleşmesi,
  • Finansal kuruluşların yeni gelir olanakları yaratma arayışında olması
  • Güçlü bilgisayarların ve karmaşık matematik tekniklerin yeni türev ürünler yaratma olanağı sağlaması

gibi çeşitli nedenler ile görünmeyen sistem riskleri yaratabilirler. Ayrıca türevler tehlikeli olabilecek kaldıraç etkilerinin yanında bazı çok açık görülmeyen riskler de içerebilirler. Örneğin:

(i)      Türev piyasaları dönüm noktalarında likit olmayabilirler. Bu durun bid (alış) ve ask (satış) fiyatları arasında büyük spreadler olarak gözlenir. Bu spreadler işlemleri son derece pahalı hale getirir.

(ii)    Türev fiyatları aşırı volatil olup büyük kazanç veya kayıplar yaratabilir.

(iii)  Bir çok türev ürün için kayıtlı bir piyasa söz konusu değildir. Buna göre bazı egzotik türevlerin fiyatlarını yakından izlemek mümkün değildir.

(iv)  Bazı türevler dayanak varlıkların kendisinden daha büyük hacimlerde işlem görebilir ve bu durum dayanak varlığın fiyatını da etkiler.

(v)    Türevler piyasaları ayrıştırabilir çünkü türevler ve dayanak varlıklar ayrı borsalarda işlem görürler.

(vi)  Dayanak varlık olumsuz fiyat hareketleri gösterdiğinde satış yapan taraflar sorumluluklarını karşılamakta finansal güçlük çekebilir (likidite riski)

Türev Ürünlerin Kullanımındaki tehlikeli uygulamalar

Akademisyenler  türev ürünler yatırımların risklerini azaltmak üzere düzenlendiğini düşünseler ve olayı böyle sunsalar da uygulamada, türev ürünler doğalarına uygun bir olarak yaygın bir şekilde kaldıraç aracı olarak kullanılmış ve finansal sistemdeki riskleri azaltmak yerine çoğaltmak yönünde çalışmışlardır. 

  1. Türev ürünlerin spekülatif amaçlı kullanımı
  2. Türev ürünlerin bilançoda yer almaması
  3. Türev ürünlerin çoğunun denetim dışı işlem görmesi
  4. Türev ürünlerin işlem hacminin oldukça büyük tutarlara ulaşması
  5. Türev ürünlerin her ne kadar riskten kaçınmak için kullanılsalar da riskli yatırım araçları olmaları
  6. Türev ürünlerin öncü konumundaki bir kaç piyasa katılımcısında yoğunlaşması
  7. Türev ürünlerin varlıkları fazlasıyla aşmış olması
  8. Büyük yatırım bankalarının da türev ürünlerde yoğunlaşması
  9. Türev ürünlerle ilgili broker işlemlerinin açıklığa kavuşturulmaması
  10. CDS’lerin sigortalama kapasitesinin yetersizliği

Şimdi bu uygulamaları daha ayrıntılı olarak irdeleyelim.

1.     Türev ürünlerin spekülatif amaçlı kullanımı

Türev ürünleri savunalar bunların kullanılmasından kaynaklanan faciaların (Barings Bankası, v.s.) türevlerden değil kişilerden kaynaklandığını öne sürerler. Türev ürünlerin spekülatif amaçlı kullanılmalarının olumsuz sonuçları beraberinde getireceği açıktır. Türev ürünler bir tür riske karşı oynana İDDAA oyunu olduğundan olumsuz sonuçlar kaçınılmazdır. Bunun Bunun bilinen ilk örneği olarak, 1995 yılında Barings Bank’da trader olan Nick Leeson’un endeks futures’ları üzerine yaptığı yanlış ve denetimsiz yatırımların piyasalarda yarattığı olumsuzluklar verilir. Leeson’ın neden olduğu 1.3 milyar $ tutarındaki zarar, yüzyıllık bankanın iflasıyla sonuçlanmıştı. Savunucular bunu traderin ve hesapların iyi kontrol edilmemesine bağlayarak türevleri temize çıkarırlar. Gerçek böyle değildir. Trader ve hesaplar iyi kontrol edilseydi sadece kumar masasından erken kalkılmış olurdu. Leeson’un daha önce kar getiren opsiyon (short straddle) tekniği borsa endeksi üzerine oynanan bir kumardan başka bir şey değildir ve Leeson bütün kumarbazlar gibi kaybını geri kazanabilmek için kumar masasında gereğinden fazla kalmış ve almamsı gereken riskleri alamaya zorlanmıştır. 13 Yıl önce yaşanan bu olay türev ürünlerin ve fütursuzca kullanımının neden olacağı tehlikeli sonuçların acı bir örneğidir. Ancak geçen yıllar boyunca düzenleyici otoriteler türev ürünlerin kullanımını düzenleme, denetleme, gözetim altına alma ve gerektiğinde yaptırım uygulama konusunda yeterli ve gerekli önlemleri almamışlardır. Bunun esas nedeni akademisyenlerin sorunu türev mekanizmasının sistematik yapısına değil operatörlerin yanlışl uygulamalarına bağlamalarıdır. 

2.     Türev ürünlerin çoğunun denetim dışı işlem görmesi

Türev ürünlerin karmaşık bir yapıya sahip olmaları ve bir örümcek ağı gibi finansal kuruluşlar arasına yayılması, sorunların ortaya konulması ve çözülmesini güçleştirmektedir. Bu da yetkili otoritelerin finansal sistemin çökmesini engelleyecek önlemler almasını zorlaştırmaktadır. Düzenleme otoriteleri türev ürünlerin izini sürmek ve denetlemek için herhangi bir mekanizmaya sahip değildir. Türev piyasalar herhangi bir denetimden geçmeden büyümeye ve yayılmaya başlamıştır. Merkez bankaları ve diğer düzenleyici otoriteler türev piyasaları kontrol etmek veya en azından izlemek için etkin bir yol bulamamışlardır. Türev piyasalar için kalıcı bir düzenleme getirilmemiştir. Anlaşılan o ki ISDA’nın (International Swaps and Derivatives Association, Uluslararası Swap ve Türev Ürünler Birliği) kuralları bu konuda yetersiz kalmıştır. Bu durum güven ve disiplinin birinci faktör olduğu finans piyasalarının yapısına uygun olmadığı açıktır.

Bu kontrolsuzluk türev spekülasyonlarının ekonomik olarak tolere edilebilir düzeylerin ötesine geçmesine ve bankaların aktif ve pasiflerinin yozlaşmasına neden olmuştur. 2008 ABD krizi küresel platformlara da yayılarak serbest Pazar ekonğmisinin düzensizlik, kontrolsüzlük ve disiplinsizlik olamayacağını acı bir şekilde öğretmiştir.

3.     Türev ürünlerle ilgili broker işlemlerinin açıklığa kavuşturulmaması

Broker’ların çoğu özel olarak çalışır ve yaptıkları işlerin niteliği ve boyutu hakkında çok fazla bilgi vermek zorunda değillerdir. Amerika’da özellikle mortgage broker’ları verdikleri mortgage kredileri üzerinden prim aldıkları için yeterince araştırma yapmadan ödeme gücü olmayanlara da mortgage kredisi vermişlerdir. SEC de topladığı verileri yayınlamak zorunda değildir. Böyle bir durumda, çalıştığınız broker’ın ne kadar türev ürün riski taşıdığı konusunda fazla bilgi edinmek olanağı zayıftır. Bu da türev piyasalarının senet piyasaları için söz konusu olan etkin Pazar “efficient market” özelliği taşımadığının göstergesidir. Böyle bir ortam ise türev ürünler ile spekülasyon yapma heveslerini arttırmakta ve piyasaların risk düzeylerini öngörülebilir ve hesaplanabilir olmanın ötesine taşımaktadır.

4.     Türev ürünlerin işlem hacminin oldukça büyük tutarlara ulaşması

Türev ürünlerin kullanımlarının gittikçe artmasıyla işlem maliyetlerinin azaldığı ve likiditenin arttığı düşünüldü. Ayrıca türev ürünlerin kullanımındaki artışın finansal piyasaların entegrasyonuna katkıda bulunduğu, rekabet ortamı yarattığı kabul edilerek artıştan memnuniyet duyuldu. Ancak bu artışın boyutlarının nereye varacağı ve arkasında yatan tehlikeler gözardı edildi. Böyle bir pozisyonun ABD gibi ileri sanayi toplumunda ortya çıkabileceğini kavrayabilmek mümkün değil. Krizin arkasında görünmeyen başka mekanizmaların  olduğu kuşkusu da gündeme geliyor.

5.     Türev ürünlerin bilançoda yer almaması

Türev ürünlerin bankacılık sistemi için cazip olan tarafı bu ürünlerin krediler hesabında değil de  ticaret (trading) hesaplarında muhasebeleştirilmesidir. Finansal tabloların dipnotlarında gerekli açıklamalarda bulunulur. Bazı kuruluşlar ise bunları hiç bir kayıt altına almaz. Türev ürünler bilançoda yer almadığı için deneyimli yatırımcılar ve analistler bile bankaların ne kadar risk almış olduğunu anlayamadılar. Sonuç olarak, türev ürünlerden kaynaklanabilecek gerçek riskin boyutları ve varlığı açık bir şekilde ortaya konulmamış ve yatırımcının anlayışına sunulmamıştır. Bu uygulama özellikle bankalar için sakıncalı sonuçlar doğurmuş ve bankalar işlerin ters gitmesi sonucu doğabilecek likidite krizini öngörememişlerdir.

6.     Türev ürünlerin her ne kadar riskten kaçınmak için kullanılsalar da riskli yatırım araçları olmaları

Türev ürünlerin sermaye kaldıracı yüksek olduğu için yatırımcıların çoğu bu ürünlere yatırım yapmakta oldukça istekliydiler. Ancak yatırımcılar, özellikle bireysel yatırımcılar, türev ürünlerin taşıdığı riskler konusunda yeterince bilgilendirilmediler. Ayrıca bilgilendirilenler de ürünlerin karmaşıklığı önerilerin cazibesi karşısında rasyonel bir tavır alamadılar. Türev kontrata taraf olan alıcı ya da satıcıdan biri riskten kaçınırken ve kazanç sağlarken, diğerinin riski üstlenmek zorunda kalacağı ve büyük kayıplarla karşılaşabileceği konusunda yatırımcılar sürekli uyarıldıkları halde bu uyarılar dikkate alınmadı.

Bunu en net bir şekilde eski IMF başkanı ve şimdiki Alman Cumhurbaşkanı Horst KÖHLER dile getirdi. Cumhurbaşkanı KÖHLER, Frankfurt kentinde bankacılar tarafından düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, ülkedeki mali krizin sorumluluğunu banka yöneticilerinin üstlenmesi gerektiğini belirterek, ‘Kuruluşlarınızdan çok sayıda kişi, çeşitli uyarıları dikkate almadığı gibi, hatalı gelişmelere karşı önlem almak yerine bahis oynadı’ şeklinde konuştu. Kazanç hırsıyla bazı risklerin görülmediğini ya da bilinçli olarak görmemezlikten gelindiğini ifade eden KÖHLER, bazı durumlarda temel kuralların ihlal edildiğini, bankacılık sektörünün erdemlerini hatırlayarak kaybettiği güveni yeniden kazanması gerektiğini kaydetti. Köhler’in konuşmasından sonra söz alan ve hükümetten 8 milyar avro’luk sermaye yardımı almak isteyen Commerzbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı Martin Blessing de, ‘Mesaj yerine ulaşmıştır’ dedi. 

7.     Türev ürünlerin öncü konumundaki bir kaç piyasa katılımcısında yoğunlaşması

Amerika’da bankalarda tutulan türev ürünlerin %97’sine önde gelen beş önemli banka sahiptir. Bunlar JP Morgan Chase, Citibank, Bank of America, Wachovia and HSBC’dir. Türev ürünlerin dağıtılmayarak böyle belirli ellerde yoğunlaşması riskin de bu bankalarda yoğunlaşmasına neden olmaktadır. .   Önde gelen yatırım bankaları da yüklü tutarlarda türev ürün bulundurmaktadırlar. Bu ürünlerin doğurduğu riskler ile sermaye yeyterlilikleri arasındaki ilişki çok açık değildir.

8.     Türev ürünlerin varlıkları fazlasıyla aşmış olması

Türev ürünler gerçek bir varlık alım-satımın yansıtmazlar. Dolaşımda bulunan bir hisse senedine sahip olmayan bir yatırımcı, bu hisse senedi üzerine futures veya opsiyon kontratı düzenleyerek piyasaya sunabilir. Bunun sonucu türev ürünler üzerindeki ticaret riskli boyutlara ulaşabilir.  Bu uygulama OTC piyasalarda yapılıyorsa ciddi bir kredi ve likidite riski yarattığı gibi organize piyasalarda yapılması halinde daha önce BARINGS bankasının batıran devasa marjin yükümlülükleri yaratır. Batılı ekonomilerde, bankaların sahip olduğu türev ürünlerin toplam varlıklarını çok aşma eğiliminde olduğu gözleniyor. Başka bir deyişle, bankalar sahip oldukları varlıkların kat kat üzerinde türev ürünler edinmişlerdir. Böyle bir durumda, türev ürünlerden doğacak olası riskleri karşılamakta varlıklar yetersiz kalacaktır. Hatta bu riskler çoğu zaman bankaların sermayesini bile aşacak boyuttadır.  Bu ise türev ürünler konusunda uygulanan risk yönetimi yaklaşımının ne kadar yetersiz kaldığının göstergesidir.  Gerçekte türev ürünlerin finansal olarak tutarlı bir şekilde metriklenmediği açıkça görülebiliyor.

9. CDS’lerin sigortalama kapasitesinin yetersizliği

Başlangıçta, gayet masum amaçlara hizmet etmek üzere çıkarılan CDS’lerin işleyişinde zaman içinde bazı problemler ortaya çıkmıştır. CDS’ler geleneksel sigorta piyasası gibi sıkı bir düzenleme ve denetim altında değildir. Daha doğrusu CDS’ler tümüyle denetim dışı kalmıştır. CDS’e taraf olanların kredibilitesinin gittikçe kötüleşmeye başlaması CDS’lerin riskini ve volatilitesini artırmıştır. Bunun sonucunda, piyasada zaten yaygınlaşmış olan CDS’ler giderek sakıncalı hale gelmiştir.

Bir diğer sorun da piyasaların yükselişe geçtiği dönemlerde hedge fonların gittikçe daha fazla CDS alım satımı yapmalarıdır. Bir hedge fon trader’i yaptığı bir açıklamada, oldukça iyi bilinen bir yatırım bankasında sermayesinin 50 kat üzerinde CDS sigortaladıklarını, başka bir deyişle sattıklarını ve bunun bankanın kendi sorunu olduğunu söylemiştir. CDS’lere taraf olan ve yoğun risk altında bulunan finansal kuruluşların nasıl bir pozisyon içinde oldukları tam olarak bilinmemektedir. Ancak, zamanında spekülatif amaçlı kullanılan CDS’lerin artık fonksiyonlarını ve değerlerini büyük ölçüde yitirdikleri ve sistem içine dağılmış oldukları görülüyor.

Türev Ürünlerin Masumiyeti?

Finansal piyasalarda son yıllarda yaşanan krizlerin sorumlusu olarak türev ürünler gösterilmektedir. Türev ürünlerin türevlerinin ortaya çıkması, gittikçe karmaşık bir yapıya bürünmeleri, amaç dışı ve yanlış kullanıldığında türev ürünlerin sakıncalı olabileceğinin gözardı edilmesi, taşıdıkları riskin ulaştığı boyutların fark edilememesi gibi durumlar türev ürünleri piyasalarda suçlu konuma düşürmüştür. Bunların savunmasını üstlenenler (CHAMBERS; http://www.bilgeyatirimci.com/nurgul_chambers/view/6029/_z_nde_t_rev__r_nler_masumdur ) sorunun nedeninin  türev ürünler değil türev ürünlerin amaç dışı, kontrolsüz, spekülasyona açık olarak kullanılmaları yetkili otoritelerin yıllardır bir önlem almadan bu duruma göz yummaları olduğunu ileri sürüyorlar. Burada bu savunmaların ne kadar geçerli olduğunu inceleyeceğiz.

Prof CHAMBERS “Türev ürünlerin düzenlenmesinde ve kullanılmasındaki asıl amaç riskten kaçınmak veya riski azaltmaktır.” Şeklinde konuya giriyor. Bu tanım alıcılar için geçerli olsa da satıcılar için geçerli değil. Türevler tarladan toplanmıyor. Bunların bir satıcısı (yazıcısı) var. Onlar başkalarının riskini üzerlerine alıyorlar ve bunu kazanç için yapıyorlar. Alıcılar riskten kaçarken satıcılar doğrudan spekülasyon yapıp riskin üzerine gidiyorlar ve riskten para kazanıyorlar. Prof CHAMBERS, “Yatırımcılar türev ürünleri kullanarak, bir varlığın gelecekteki fiyatını bugünden belirleme, sabitleme ve belirlenen bu fiyat üzerinden gelecekte alım satım yapma olanağına kavuşurlar. Böylece yatırımcılar ilgili varlığın gelecekteki fiyat belirsizliğini ve değişkenliğini azaltmayı veya kontrol altına almayı amaçlar. Bundan daha masum bir amaç olabilir mi ?diye soruyor. Olmaz da bu amaç sadece alıcılar açısından geçerli, satıcıların bu amaçla ne ilgisi olduğu açık değil. Olaya satıcılar açısından bakıldığında riskleri iyi hesaplanmamış bir spekülasyon hevesi gözleniyor. Bunun masumiyet neresinde. Türev ürünleri açıklayan bütün kitapların olayı alıcı açısından açıkladığı görülüyor. Alıcının amacı riski hedge etmektir deniyor fakat satıcının ekonomisi ve motifleri gündeme getirilmiyor. Ayrıca piyasada bu riskleri göze alabilecek likit kuruluşlar bankalar olduğundan bankaların amaçlarının dışında bir spekülasyon sürecine bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde sürüklendikleri gözleniyor.

Türev ürünlerin türevlerinin ortaya çıkması, gittikçe karmaşık bir yapıya bürünmeleri, amaç dışı ve yanlış kullanıldığında türev ürünlerin sakıncalı olabileceğinin gözardı edilmesi, taşıdıkları riskin ulaştığı boyutların fark edilememesi gibi durumlar türev ürünleri piyasalarda suçlu konuma düşürmüştür.Kısaca söylenirse türev alıcıları ve satıcıları arasındaki ilişki serbest pazarın temelini oluşturan “FİYAT EŞİTTİR MARJİNAL MALİYET” ilişkisi değil riskten kaçınma (hedging) maskeli bir spekülasyon ilişkisi.

Prof CHAMBERS  “Yine türev ürünler arasında yer alan Mortgage Bazlı Ürünlerin çıkarılmasındaki asıl amaç, bundan önceki yazıda belirtildiği üzere, bankaların uzun yıllar boyunca ellerinde tutmak zorunda oldukları mortgage kredilerini satmalarına izin vererek fonların serbest kalmasına ve satış sonrası elde edilen yeni fonlarla daha çok kişiye konut kredisi verilmesine olanak sağlanmasıdır. Bundan daha masum bir amaç olabilir mi ? Görünüşte öyle de bu transferin makro ekonomik boyutları iyi incelenmediğinden kredi mekanizmasının genetik kodlarının bozulacağı (toksite) göz ardı ediliyor.

 

 

“Türev ürünler arasında yer alan CDS’lerin işleyişi tıpkı bir yaşam sigortası ya da kaza sigortası gibidir. Burada sözkonusu olan bir tahvil veya bir finansal varlıktır. Elinde tahvil olan bir yatırımcı tahvilin faiz ve anapara ödemelerinin kazaya uğrayacağını düşünürse bu kazaya karşı korunmak için sigorta satın alır. Bundan daha masum bir amaç olabilir mi ?” Burada sigorta sektörünün ciddiyeti, önemi ve çalışma mekanizması hafife alınıyor. Sigortacılık çok ciddi aktüerlik hesaplarına dayanır ve kademeli reasürans mekanizmaları ile desteklenir. Biz türev enstrümanlarının fiyatlanmasında ve sigorta olarak desteklenmesinde ciddi bir risk hesabı ve fiyatlama mekanizması göremiyoruz. Türev ürünler uzmanı Janet TAVAKOLI bunlarla ilgili çalışmalarında türev ürünlerin finansa dünyasında vergiden kaçınmanın alt yapısını oluşturduğunu vurguluyor.

 

 

“Riskten kaçınmanın yanısıra türev ürünler hedge ve arbitraj amaçlı da kullanılabilirler. Ancak asıl sorun türev ürünlerin yoğun bir şekilde spekülatif amaçlı kullanılmalarından ortaya çıkmıştır. Spekülatif kullanımlar ise türev ürünlerin asıl kullanım amaçları arasında yer almaz. “ Tersine türev ürünler arz yönünden bir spekülatörün varlığına dayanırlar ve varoluş nedenleri spekülasyondur. Alıcıların motifleri türev ekonomisinin spekülasyona dayandığı gerçeğini değiştirmez. Türev konusunda en kapsamlı kitapların yazarı John C. HULL “Traderlerinizin ne yaptığına dikkat edin. Çünkü bir HEDGER olmakta kolaylıkla bir SPEKÜLATÖR olmaya dönüşebilirler.”  Diyor. BARING bankası traderi de spekülatör olmaya dönüştüğü için yazarının da kendisi olduğu STRADEL opsiyon stratejileri ile bankayı batırdı. Aslında türev pazarında hesap yapmayı bilemeyen bir spekülatör bulamayacağınız için bu piyasa traderleri hem alıcı hem de satıcı olmalarını gerektiren SPREAD ve STRADDLE stratejilerine sürükler. Milyonlarca dolara opsiyon yazıldığından işler ters gittiğinde bunların teminatları (margins) sizi batırır. Nerede masumiyet?
 

Krizin kökeninde bankaların ve bankacılık sisteminin türevleri alıcısı ve satıcısı pozisyonunda olmaları ve bankacılık fonksiyonlarının disfonksiyonel hale gelmesidir. Krizin öncelikle bankacılık sektörünün devlerini çökertmesi arkasında türevlerle disfonksiyonel ilişkilerin yattığı açıktır. Bu gerçeği ABD nin ünlü spekülatörlerinden Warren BUFFET daha önce vurguladığı halde Prof. CHAMBERS bu görüşte değil. “Warren Buffet 2002 yılında Berkshire’s Corporate’in yıllık raporunda ‘türev ürünler, henüz gerçek yüzü ortaya çıkmamış ama potansiyel öldürücü güce sahip, büyük yıkımlar yaratabilecek finansal silahlardır’ tanımını yapmıştır. Keşke Buffet türev ürünleri böylesine suçlamak yerine, bu ürünlerin amaçları doğrultusunda kullanılmaları durumunda risk ve belirsizliği azaltarak piyasalara nasıl büyük katkılarda bulunabileceğini vurgulasaydı. Türev ürünlerin amaç dışı ve yanlış kullanıldıkları konusunda da yetkili otoriteleri uyarsaydı. “ Bize göre BUFFET bizim de altını çizmeye çalıştığımız bir olguyu özetle vurguluyor. Ayrıca türev ürün piyasasının spekülasyon ve risk konusunda hiçbir uyarıyı dikkate almadığı da açık bir gerçek. 2008 krizinde bu piyasaların ne akdar irreasyonel ve laf dinlemez oldukları dramatik bir şekilde yüzlerine vuruldu.

SONUÇ: TÜREV ÜRÜNLER SANILDIĞI GİBİ MASUM DEĞİL 

Görüldüğü gibi türev ürünler özünde masum değil çünkü var oluş olanakları spekülasyona dayanıyor. Eğer bir spekülatör riski üstlenmese türev de olmaz. BARING Bankası olayı açıkça gösteriyor ki türev stratejileri bir IDDAA oyunudur yani bir çeşit kumardır. Traderlerin yaptığı bankaların parası ile kumar oynamaktır. LEESON önce birkaç milyon dolar yapıp güven kazanmış fakat arkasından kayıplar gelince hem bunları örtmeye çabalamış hem de bütün kumarbazlar gibi bunları kurtarmak için daha fazla kumar oynayıp Bankayı batağa sürüklemiştir. Bunu kontrol edip engelleyebilseniz de olayın özünde kumar olduğu gerçeği değişmez. Sadece masadan erken kalkmış olursunuz. 

Burada sorun bankaların esas faaliyet alanlarından çıkıp türev gibi ürünlerden para kazanma çabalarına girmeleridir. Son yaşadığımız kriz de aslındas bir kumar piyasası olan türevlerin fiyakaları finansal kuruluşları nasıl dize getireceğinin tipik göstergesidir. 

Burada tek taraflı ve topal bir hikaye anlatılıyor. Türev ürünlerin esas amacının riskten kaçmak (hedging) olduğu bir kuruntu. Nedeni türev ürünlerin temel yapısında SPEKÜLASYON olması. Türev ürünlerin bir alıcısı bir de satıcısı (yazıcısı) var. Alıcıların riski primle sınırlı olduğu halde satıcıların güdük bir prime karşılık muazzam bir likidite riski var ve bunu garantilemek için satışın teminatını yatırmak zorundalar. BARING Bankasıbı LTCM yi ve MetelGeselchaftı bu teminatlar batırdı. Peki türev yazıcıları bu riskin altına neden girerler? SPEKÜLASYON yani fiyat hareketlerine herkezden daha fazla hakim olduklarına ve bundan para kazanacaklarına olan inanç. 

BÜTÜN BU SAVUNMALAR VE DÜŞÜLEN TUZAKLAR TÜREV ÜRÜNLERİN TEORİSİNE VE PRATİĞİNE HAKİM OLMADAN PAZARLAMACI AKADEMİSYENLERİN BİLİM DIŞI YORUMLARINA İNANMAKTAN KAYNAKLANIYOR.

 Türev İşlemlerin Kullanım Amaçları

Türev ürünler,

1)                  Spekülasyon,

2)                  Hedging (Bugünden gelecekteki fiyat riskine karşı korunma),

3)                  Finansman (kredi garantisi),

4)                  Yeni ihtiyaçlara uygun hizmet sağlayabilecek yeni ürünler yaratabilmek,

5)                  Fon kaynağı olarak sadece mevduata bağlı kalmayıp yeni kaynaklar yaratabilmek

amacıyla kullanılabilmektedir.

Risk Türü Kullanılacak Enstrüman
Kur ve Parite Riski ForwardFuturesOpsiyonlar
Vade (Likidite) Riski Faiz SwaplarıFuturesOpsiyonlar
Vade (Likidite) Riski      Para Swapları

Comments are closed.